Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu TCK 5237

Çocuk İstismarı Suçu

TCK 5237 103.Madde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu

Çocukların Cinsel İstismarı suçu da 28/6/2014 tarihinde 6545 sayılı Yasanın 58. Maddesi ile değiştirilerek aşağıda bahsedeceğimiz şekilde yeniden düzenlenmiştir. Buna göre;

103/1 “Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.” Şeklinde bir düzenleme olduğunu görüyoruz.

Burada da Kanun koyucu cinsel saldırı suçunda olduğu gibi “cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması” halinde özel bir düzenleme yapmış ve bu halde cezanın alt ve üst sınırını, suçun temel haline göre daha düşük belirlemiştir.

Yani suçun 103/1 de temel hali yeni kanuna göre; 8-15 yıla hapis cezası iken, sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3-8 yıla hapis cezası olarak değerlendirilecektir. Değişiklikten önce böyle bir ayrım söz konusu değil iken, kanun koyucu 28/06/2014 tarihinde böyle bir düzenlemeye gitmiştir.

103. madde düzenlemesinde cinsel istismar deyiminden;

a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.

103/2 “Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.” Düzenlemesi ile bu suçun işleniş tarzı itibarıyla nitelikli hâli tanımlanmıştır. Buna göre, cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir.

Eski kanuna göre 103/2 fıkra cezası 8 yıldan 15 yıla hapis cezası iken, yeni haliyle 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası, şeklinde düzenlenmiştir.

103/3. Fıkraya eski kanuna göre a, b, c, d, e bentleri de eklenerek geniş bir düzenleme yapılmıştır. Bu yeni düzenlemeler çerçevesinde;

  • 103/3-a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • 103/3-b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
  • 103/3-c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,
  • 103/3-d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
  • 103/3-e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

  • Suçun işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.

    Yine 103/4. Fıkrada eski hali ile “Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.” düzenlemesi yeni kanun ile;

    Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.” şeklinde genişletilmiştir.

    103/5 ile “Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

    103/6 ile “Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.” Şeklinde kanunda düzenleme bulmuştur.

    ** Son olarak şu husutan bahsedebiliriz ki; yeni düzenlemeler ile TCK 103. Madde 6. Fıkrası 103/6 “ Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.” tamamen çıkarılmıştır. Artık mağdurun ruh ve beden sağlığının bozulup, bozulmadığı yönünde kanaate varma hususu mahkemelere bırakılmıştır.


    İlginizi Çekebilecek Konular:
    Cinsel Saldırı 5237 Sayılı TCK 102. Madde
    Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu 5237 Sayılı TCK 104. Madde
    Cinsel Taciz Suçu 5237 Sayılı TCK 105. Madde

    Avukatınıza Danışın

    Barut Avukatlık Bürosu

    General Asım Gündüz Caddesi
    Ak İş Merkezi No:42 Kat:4 Daire:401
    Bahariye
    0537 471 85 85

    Kadıköy / İSTANBUL