Uyuşturucu İmal ve Ticareti TCK 5237

Uyuşturucu İmal ve Ticaret Suçu

5237 Sayılı TCK 188. Uyuşturucu Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

Aşağıda ayrıntılarına yer vereceğimiz söz konusu suç esası itibarı ile “kamu güvenliğini ve sağlığını koruma ve toplum düzenini oluşturma” bakımından önem arz etmekte ve korumuş olduğu hukuki değer yönü ile nihayetinde bütün insanlığın sağlığına yönelmiş olan tehdit ve tehlikeleri bertaraf etme düzlemine kurulmuştur.

Sözü edilen uyuşturucu / uyarıcı madde imal ve ticareti suçu başlığı altında toplamda dört suçu bünyesinde toplamış bulunmaktadır. Özü itibarı ile bu suçun herhangi bir şekilde özgü suç olma ihtimali yoktur; yani bu suç bünyesi gereği herkes tarafından işlenebilen bir suç olmakla birlikte suçu işleyen kişinin yani failin niteliği ve sayısı göz önünde bulundurulduğunda cezada artırıma gidilmesini gerektiren nitelikli haller de mevcut suç çatısı altında düzenlenmiş, suçun işlenişini kolaylaştıran durumlar kanun koyucu tarafından ihmal edilmemiştir. Ayrıca, bu suçların herhangi bir tüzel kişi bünyesinde işlenmesi halinde hükmedilmesi gereken güvenlik tedbirine de bir sonraki, yani TCK 189. maddede değinilmiştir.

(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Madde 189 - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Suçun maddi konusu elbette ki başlığından da anlaşıldığı üzere uyuşturucu ve uyarıcı tüm maddeler olmakla birlikte söz konusu maddelerin içerikleri her geçen gün daha da fazla genişletildiği ve kimyasal içeriklerinin süreklilik teşkil edecek hızla değiştirilmesi söz konusu olduğu için bu madde kapsamında kanun koyucu tarafından sınırlı sayıda olacak şekilde saymaya gerek duyulmamıştır. Bizce de bu durum makul görülebilecek düzeyde haklılık teşkil etmektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kelimesi ruhu ve özü itibarı ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından da tanımlanmış ve genel itibarı ile ortak bir çıkarıma varılabilmiştir. Öyle ki söz konusu maddeler kimyasal yöntemler aracılığı ile içerikleri değiştirilen ve kişilerde bağımlılığa, doz arttırma isteğine, uyuşukluğa, tutku derecesindeki artışa neden olan doğal yahut yapay ürünlerdir. İnsan merkezi sinir sistemini uyuşturma etkisinin fazlası ile gözlemlendiği bu maddeler psikotropik yani sentetik olarak da bulunabilmekte ve şu an biyolojik detaylandırmaya girmemek adına adlarını saymaya gerek duymadığımız dört grupta toplanabilen bu ilaçlar zaman – mekân kavramlarında karışıklığa yol açıp, halüsinasyonlara neden olabilme, uyku yaratma, sinirsel heyecanı giderme, bazen de en tehlikelerinin cinnet geçirmeye, intihara meyillilik halini arttırma gibi çok çeşitli ruh ve sinir tutarsızlıklarına sebep olabildikleri insanlık tarihi boyunca sık sık gözlenmiştir.

Uyuşturucu maddelerin ülkemizde mevzuat aracılığı ile düzenlenmesi 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKABESİ HAKKINDA KANUN ve 3298 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERLE İLGİLİ KANUN aracılığı ile yapılmış bulunmaktadır. Elbette ki bu tür maddelerin incelenmesine yönelik yapılacak herhangi bir muhakeme sürecinde mahkemelerin teknik bir konuyu gerektirmesi nedeni ile bilirkişiden yardım almalılardır ve Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi ’nden söz konusu incelenmekte olan maddelerin içeriği ile ilgili mütalaa almaları gerekmektedir. Sonucunda şüpheli maddenin içeriği itibari ile yasaklı maddeler arasında olup olmadığı, bu kapsamda değil ise ruhsata tabii olup olmadığı ve tabii ise söz konusu ruhsatın yasal sınırları çerçevesinde kalan fiil ve ürün olup olmadığı araştırılmalıdır. Keza bilindiği üzere bünyesinde tüm insanlığa yönelik tehdit barındıran bir suç formatında olan 188. madde suçları çok ciddi ve ağır yaptırımlar verilmesine neden olmaktadır.

Söz konusu dört grupta toplanan suçların maddi unsurları değişiklik arz etmektedir:

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Şüpheli maddenin; Sağlık Bakanlığı tarafından verilmiş olan ruhsatta belirtilenden başka bir madde olması, yazılı miktardan fazla bir uyarıcı ve uyuşturucu madde ihtiva etmesi,  niteliğinin – oranının farklılık arz etmesi, ruhsatta belirtilenden başka bir yerde bulundurulması halinde “ ruhsata aykırılık” teşkil edeceği barizdir. Bundan bahisledir ki söz konusu 188/1’de belirtilmiş olan suçun işlenebilmesinin mümkün olabilmesi için yasada öngörülen imal, ithal, ihraç seçimlik bağlı hareketlerinin fail tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Uyuşturucu imal suçunun gerçekleştiğini kabul edebilmek için birbirine kimyasal şekilde dönüştürülen yahut saflaştırılan ya da yeniden üretilen maddelerin üretiminde kullanılan alet ve makinelerin söz konusu üretimi yapmaya yeterli düzeye erişmiş olup olmadıklarının öncelikle Adli Tıp Kurumu’ndan sorulup araştırılması önem arz etmektedir.

Uyuşturucu ithal eyleminin gerçekleşmiş olduğunu kabul edebilmek için, maddenin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu dâhil etme eylemi tam anlamı ile suçun barındırmış olduğu kendine özgü işleniş biçimi itibarı ile “gizleme kastı” çerçevesinde yapılmış olmalıdır. Özellikle uygulamada, şüphe kuvvetinin yüksek derece seyrettiği bu suç açısından gizleme kastının vücut bulduğunun ispatı üzerinde itina ile durulduğu gözlenmektedir.

Bir başka seçimlik hareket olan ihraç hareketinin incelemesinde ise yurt içinden izinsiz şekilde dış ülkelere çıkarılan maddeler incelenmekte olup yabancı ülkeden alınabilecek tahlil raporu yahut muhakeme akabinde ileri sürülmüş belgeler ile hüküm fıkralarını barındıran karar örnekleri bu durumda önem arz etmektedir. Hükmolunacak cezada ise aynı maddenin ikinci fıkrasında değinildiği üzere indirim yoluna gidilebilecektir.

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

Madde bünyesine dâhil edilip yargılama alanı fazlası ile geniş olan bir başka suç ise içeriği itibarı ile çok sayıda seçimlik harekete yer veren bağışık bir suçtur.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

"Nakleden" ibaresinden önce gelen "sevk eden" ibaresi, 29.6.2005 tarihli 5377 Sayılı Kanunun 22. Maddesi ile metne eklenmiş olup 18.6.2014 tarihli 6545 Sayılı Kanunun 66. Maddesi ile de “beş yıldan on beş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az olmamak üzere olarak değiştirilmiştir. Ayrıca 18.6.2014 tarihinde 6545 Sayılı Kanun’un 66. Maddesi ile eklenen bir ibare ile de her ne kadar suç mağdur itibarı ile bir özellik arz etmese de bu hüküm açısından uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde , veren veya satan kişiye verilecek hapis cezasının on beş yıldan az olamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

Bu fıkradaki basit ifade ile ticaret vb suçunun işlenebilmesi için uyuşturucu / uyarıcı madde kullanımına elverişli olan şüpheli maddenin pazarlık, müşteri çevresi sorgulama, kaparo alma gibi süreçlerden geçerek satılması, satışa arz edilmesi yahut kullanımı yönünde bir iradeye sahip olmayacak şekilde bir başkası aracılığı ile başkasının zilyedliğine, mülkiyetine dahil edilmesi, ruhsatsız / ruhsata aykırı depo edilmesi, bedel karşılığında kendi sınırları alanına geçirilmesi, kişinin kendisine veya başkasına ait olan ürünü ruhsata aykırı ya da ruhsatsız bir şekilde kendi fiili, hukuki egemenlik sahasına dahil etmesi gerekmektedir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre söz konusu suçların gerçekleşebilmesi için dört kıstas sorgulanmalıdır. Kişinin önceden uyuşturucu / uyarıcı madde kullanma yönünde bir alışkanlığı var mıdır ve bu yönde önceden bir hükümlülük hali söz konusu mudur? Ele geçirilen şüpheli maddenin ele geçiriliş şekli, bulunduğu yer tutanak düzenleyicilerinin de ifadesi alınarak teyit edilmeli ve değerlendirilmelidir. Ayrıca gelen Kurum raporlarında madde miktarlarına da dikkat edilerek hüküm tesis edilmesi kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sınırlama düzlemine oturtulan Ceza Hukuku Adaleti açısından ayrı bir öneme sahip olmaktadır. Bir başka önemli husus ise kişinin bu maddeleri kendi kişisel kullanımı amacı ile bulundurup bulundurmadığı ve tespit edilen oranların yıllık kullanım miktarını aşıp aşmadığıdır. Aksi halde suç vasfında değişikliğe gidilebilecek ve o halde TCK 188’den değil, TCK 191’deki Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan bahsetmemiz gerekecektir.

Suçların manevi unsur yönünden bir değerlendirmeye tabii tutulması gerektiğinde TCK 22 gereği suçun taksirli hali düzenlenmediği için kast ile yani hareketlerin bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu bilme ve isteme halinin söz konusu şüpheli maddelerin ruhsatsız / ruhsata aykırı olmasını, üretimin resmi makam iznine / reçetesine tabii olduğunu da kapsaması gerekmektedir.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.

Yasa bu fıkrası itibarı ile tespit edilen cezanın yarı oranında indirilebileceği kanaatine uygun düşecek şekilde düzenlenmiştir.

(4) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,

b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,

hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yukarıda ifade edilen söz konusu değişiklikler 27.3.2015 tarihinde 6638/11 md. uyarınca yapılmış olmakla birlikte korunan hukuki değer aşırı ölçüde ihlal edildiği gerekçesi ile cezada artırıma gidilmesini gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmesi gerekli görülmüştür.

Uyuşturucu ticareti, uyuşturucu imalatı suçları madde kapsamının çok geniş tutulması gerekçesi ile çok ciddi özgürlüğü kısıtlayıcı cezalara neden olabileceği için alanında çok iyi olan bir ağır ceza avukatından yardım alınması önem arz etmektedir.


İlginizi Çekebilecek Konular:
Fuhuş Suçu
Hırsızlık Suçu ve Cezası
Nitelikli Hırsızlık Suçu ve Cezası
Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası
Nitelikli Yağma (Nitelikli Gasp) Suçu ve Cezası
Dolandırıcılık Suçu ve Cezası
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Avukatınıza Danışın

Barut Avukatlık Bürosu

General Asım Gündüz Caddesi
Ak İş Merkezi No:42 Kat:4 Daire:401
Bahariye
0537 471 85 85

Kadıköy / İSTANBUL